Altcointurk  

Geri Git   Altcointurk > >

Cevapla
 
Seçenekler Stil
16.Mart.2019, 16:27   #1
Cointurtles
Kurumsal Üye
 
Cointurtles - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: 33
Konular: 32
Üyelik: 11.Şubat.2019
Nereden: İstanbul
Twitter: https://twitter.com/coin_turtles
Tecrübe Puanı: 0
Cointurtles is an unknown quantity at this point
Standart Dijital Dünya

Nesnelerin interneti yani IoT (Internet of Things). Türkiye’den ve Türkçe’den çıkan bir kavram olmadığı için anlaşılması zor olabilir; özellikle yaşı 50’nin üzerinde olanlar için.

Bugün interneti insanların daha verimli, daha etkin ve daha yetkin olabilmek için kullanmaları, -makineleşen ve dijitalleşen dünyada- makinelerin de interneti daha verimli, daha etkin ve daha yetkin olabilmek için kullanması sonucunu getirdi; yani “nesnelerin interneti”. Makinelerin birbirleriyle iletişim kurmaları, eşyaların dile gelmesi gibi bir şey.

Çoğu zaman kanla, bazen de elle çizilmiş sınırlarla ülkelere bölünmüş, farklı anlayışların ve yönetim şekillerinin hüküm sürdüğü “Analog Dünya”ya göre “Dijital Dünya”nın internet çatısı altında tek ve küresel bir dünya var bugün. sınırlarla bölünmemiş ve milyarlarca insanın birbiriyle iletişimine imkan sağlayan bir dünya. Analog dünyada yaşadığı köyün, şehrin ya da ülkenin dışına çıkmamış insanlar; bu dijital dünyada, -internetin ve özellikle akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle- bir kaç tuşa dokunarak hiç tanımadığı insanlarla tanışıp konuşabiliyor, öğrenebiliyor.

İşte nesnelerin interneti de makinelere bu imkanı sağlıyor. 2015 yılında 15 milyar cihaz birbirine bağlıymış; bu sayının 2025 yılında 75 milyar cihaza ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu cihazlar çoğunlukla sensörler aracılığıyla birbirine bağlanıyor ve iletişim kurabiliyor. Ürettikleri ham veriler yorumlanarak bilgiye, bu bilginin etkin kullanımı ise verimlilik artışına dönüşüyor. Endüstriyel sensörlerle birbirine bağlı üretim tezgahları, dükkan içi veri madenciliği ve işyeri yönetimine özel programlar bugün artık piyasada. Türkiye’de KoçSistem, toplam ekipman verimliliği hizmeti olan Manumetriks’le, üretim yapan bir işletmenin bir ekipmandan ne oranda fayda sağlayabildiğini ölçmek ve bu ölçümden çıkarılacak sonuçla yapılacak bir iyileştirme süreci sunma vizyonuyla bu konuda başı çekiyor. Ancak, farklılaşacak yeni girişimlerin hızla ortaya çıkması gerekiyor çünkü ne yazık ki bu konuda da ülke olarak dünyanın hayli gerisindeyiz. Nitekim, 2017 yılında dünyada 2,5 milyar akıllı endüstriyel cihaz varken ve 2020 yılında bu sayının 5,4 milyar cihaza ulaşacağı tahmin edilirken ülkemizde sağlıklı bir istatistik bile bulmak mümkün değil.

Bu gelişmelerin yanında, giyilebilir cihazlar da hayatımıza giriyor ve bu hiç de yavaş yavaş olmuyor. 2016 yılında 28,3 milyon giyilebilir cihaz satılmışken 2020 yılında %31’lik bir artışla bu sayının 82,5 milyona ulaşması bekleniyor.

2016 yılında nesnelerin interneti küresel pazarında 737 milyar dolar harcanmış, 2020 yılında bu pazarın 1,3 trilyon dolara genişleyeceği tahmin ediliyor.

Pazarlama ve markalaşma açısından bakarsak; eğer bazen içinde bulunduğunuz veya girmeyi arzu ettiğiniz endüstri, sektör veya segment, markanızdan bile daha önemli olabilir. Mesela, segment yenidir, sürekli büyür; eh haliyle siz de sektörün büyümesinden nemalanır büyür durursunuz. Bazen de tam tersine olgunluğu devirmiş, çökmekte olan bir sektördür; küçülüp küçülüp sonunda yok olursunuz. İşte bu pazar, hızla büyüyen yeni bir pazar. Tam da bu yüzden treni kaçırmamak gerekiyor.

General Electric‘in tahminine göre nesnelerin interneti pazarı, 2030 yılı itibarıyla küresel gayrisafi hasılaya 10 ilâ 15 trilyon dolar katkıda sağlıyor olacak. Bu, Çin’in bugünkü toplam ekonomik büyüklüğüne eş değer bir büyüklük.

Elbette sağlık sektörü de nesnelerin interneti için çok önemli bir etki alanı. 5000 mobil teknoloji firmasını temsil eden ACT organizasyonunun tahminine göre 2020 yılında 117 trilyon dolarlık birbiriyle iletişebilen bir sağlık hizmetleri pazarı bekliyor akıllı makineleri.

Diğer taraftan nesnelerin interneti sadece para harcamak ve yatırım yapmakla sınırlı değil. Verimlilik artışı dolayısıyla tasarruf yapmak, maliyetleri düşürmek anlamına da geliyor. Bireylerin, şirketlerin, devletlerin büyümeyi sürdürülebilir kılmasının yolu basit; gelirleri arttırır, maliyetleri düşürürsünüz. Bunun karmaşık bir yolu yok. İşte bu noktada Barcelona şehri örnek gösterilebilir. Barcelona, akıllı aydınlatma sistemine yaptığı yatırımla bugün yılda 37 milyon dolar tasarruf sağlıyor. Ayrıca şehir, diğer “nesnelerin interneti” projeleriyle birlikte 47.000 kişiye yeni iş imkanı da sağlamış. Darısı İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm akıllı şehirlerimizin başına.

Peki bu nesnelerin interneti dünyamızı nasıl etkileyecek?

Alman devi SAP’nin raporuna göre bu yıl küresel üreticilerin %60’ı akıllı cihazların ürettiği verileri analiz edip bilgiye dönüştürüyor olacak. Yine bu rapora göre; “nesnelerin interneti” lojistik ve tedarik zincirinin verimliliğini %15 arttıracak.

Kısaca, çoğunlukla endüstriyi dönüştürmekle meşgul olacak “nesnelerin interneti”; cihazların, makinelerin hatta giysilerimizin bile birbirleriyle konuşmasına imkan sağlamaya devam edecek.

Ancak durun bir dakika, biz konuşa konuşa anlaşan insanların, kağıt para diye önemli bir kavramı var; bugün geldiğimiz noktada, insanlık için neredeyse her şey para.

Peki ya makineler, cihazlar ?

Şimdilik iyi niyetle kayıt ettikleri verileri karşılıksız değiş tokuş ediyor olsalar da yarın onların da para gibi bir kavrama ihtiyacı olmasın!

Bitcoin başlıklı makalemizde de altını çizdiğimiz üzere, Milton Friedman, 20. yüzyılın önde gelen ekonomistlerinden, fikirleriyle dünyayı yönetenlere yön veren bir isimdi. 90’larda internetin durdurulamaz yükselişine tanıklık ederken, internetin dünyayı değiştireceğine olan inancının altını çiziyordu. Kendi deyimiyle internet, hükûmetlerin ekonomi üzerindeki rolünü azaltacak önemli etkenlerden birisi olacaktı. Ancak, Friedman’a göre bir şey eksikti ama yakın gelecekte geliştirileceği inancına da sahipti. Eksik olan şey ise kendi deyimiyle “e-cash” yani elektronik nakit paraydı. Friedman bunu şöyle tarif ediyordu; “paranın güvenilir bir metodla internet üzerinde A’dan B’ye transferi (A, B’yi veya B, A’yı tanımaksızın).”

Her ne kadar Friedman Bitcoin’i göremeden hayatını kaybetmiş olsa da bu söylediklerinden 9 yıl sonra kim veya kimler tarafından yayınlandığı halen bilinmeyen ve altında Satoshi Nakamoto isimli birinin imzası olan bir döküman, 31 Ekim 2008 yılında “kişiden kişiye elektronik nakit sistemi” başlığıyla yayınlandı. Döküman aslen devrim niteliğinde bir teknoloji sunarak; dünyayı kişiden kişiye, merkezî olmayan yepyeni bir para sistemiyle tanıştırdı. İnternet tabanlı bu para birimi, hiç bir aracıya ihtiyaç duymadan, ne bir banka, ne bir devlet ne de herhangi başka bir kurumun arabuluculuğu olmaksızın insanların ‘çevrim içi’ ödeme yapabilmesini olanaklı kılıyordu. Tam da makinelere göre, değil mi?

İşte bu noktada kripto paralar giriyor devreye.

Her ne kadar, bizler de dahil, bir çok kriptopara meraklısı, kripto paraları zenginleşme aracı, bitcoini bir değer deposu olarak görüyorsa da aslında tasarım bunun çok daha ötesinde gibi; evriliyor, evrilecek.

Bugün kripto para dünyasında merkezi - merkezi olmayan, seninki kötü bendeki daha iyi gibi kısır tartışmalar yapıladursun - makineler ve cihazlar arasındaki iletişime imkan sağlayan nesnelerin internetinin de hem paraya hem de akıllı sözleşmelere olan ihtiyacı artacak. Makineler arası artan işlem sayısıyla birlikte güvenlik çok daha önemli bir alan olacak. Makineler veriyi, işlemleri ve güvenli olması gereken her tür alışverişi çok daha hızlı, çok daha etkin, sınır tanımayan, insana, aracıya ihtiyacı olmaksızın çok daha şeffaf ve hatasız şekilde yapabilecekler.

Elektronik nakit paranın başını çeken bitcoin ve diğer bazı kripto paralar, finansal anlamda günümüz nakit/dijital parasına göre çok daha üstün bir çözüm sunarken, Ethereum gibi elektronik para olmanın yanı sıra akıllı sözleşmeleri de dünyanın kullanımına sunan diğer bazı kriptoparalarla birlikte nesnelerin internetinin ihtiyacı olan çözümleri sunuyor olacaklar. Tüm bunlara imkan sağlayan teknolojinin adı ise blok zinciri. Blokzinciri geleneksel yöntemlere göre çok daha etkin ve güvenilir bir veri kayıt sistemi sundu dünyaya.

Treni kaçırmayalım…

CoinTurtles - Türkiyenin ilk Koin Değişim Platformu

Twitter - Instagram
Cointurtles isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bir, çok, daha, nesnelerin, yılında
User Tag List

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Forum Jump


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:26.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright © 2019 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.